Problem çözme nedir?
Bireyin günlük problemleri teşhis etmesi ve bu problemlere alternatif çözümler getirebilmesidir. Olası çözümlerin artı ve eksi yönlerini değerlendirebilmesidir. 

Bu beceri bireyin, elinden gelenin en iyisini yapma ve problemlerden kaçmaktansa onlarla yüzleşme arzusu ile de bağlantılıdır.
Problem çözmenin başka bir temel yönü de, etkin bir olası çözümün artı ve eksi yönlerini tartmak, bir çözümü diğerine tercih etmenin getireceği muhtemel sonuçları önceden görebilmek, ardından da en uygun çözümü uygulamaya koymaktır.
Sonuç olarak, seçilmiş olan çözümün etkinliğini incelemeyi ve benzer bir durum yaşandığında aynı çözümü tekrar uygulayabilme yeteneğini içerir.
1. Bir sorunun varlığının ve ele alınması gerektiğinin bilincinde olmak.
2. Sorunla başa çıkabilmek için gerekli motivasyona sahip olmak.
3. Sorunu tanımlamak.
4. Olası etkin çözümler üretmek.
5. Çözümlerden birisi üzerinde karar kılmak.
6. Olası çözümün uygulanması.
Problem çözme konusunda iyi olan insanlar:
- Problemleri hızlı bir şekilde teşhis etme ve tanımlama konusunda ustadırlar.
- Problemlerden kaçınmak yerine onları çözmeye çalışırlar.
- İleri atılır ve zorlukların üstesinden gelmenin yollarını araştırırlar.
- Problemi çözmeye çalışmadan önce problem hakkında genel bir fikir sahibi olmaya çalışırlar.
- Mümkün olduğunca çok bilgi toplamaya çalışırlar.
- Karar almak konusunda başarılıdırlar.
Problem Çözmenin Önemi
Bazıları, problem çözmeyi, uyumlu davranış ve özyönetimin temel anahtarı olarak görür.
Bu beceri, olası karmaşık problemleri tahmin etmek ve onlarla geniş bir ölçekte başa çıkabilmek için çok gereklidir. Özellikle de yalnız veya asgari düzeyde denetim altında çalışan, dolayısıyla grup halinde karar alma avantajından faydalanamadan, ortaya çıktığı anda sorunlarla ilgilenmek zorunda olan kişilerin problem çözme yeteneğine sahip olması bir zorunluluktur.
Problem çözme yeteneğinin yargıçlar, üretim planlama müdürleri, pilotlar ve mühendisler için duygusal zekanın en önemli faktörlerinden biri olduğu tespit edilmiştir. Araştırmalar da bu mesleklerde daha başarılı olan kişilerin iyi problem çözen kişiler olduğunu göstermiştir.
Bu alanda yaşanan yetersizlik,
- Farklı problem çözme yolları ararken takılıp kalma,
- Sebep-sonuç ilişkilerini anlamakta ve belirli davranışların mantıksal sonuçlarını tahmin etmekte zorluk yaşanması,
- En iyi çözüme karar kılmakta ve
- Problemleri analiz ederken ve çözerken çok yönlü bir yaklaşım sergilemekte zorlanma şeklinde olabilir.
Bu yetkinliğin güçlü olmadığı durumlarda;
- Özkontrol ve duyguların doğrulanması hususlarında da güçlük çekilebilir.
- Mantığa aykırı ve fevri çözümler üretilmesine neden olabilir.
- Yakalayacakları fırsatları veya çözümleri gözden kaçırmalarına,
- Elde edecekleri sonuçları tahmin etme fırsatını kaçırmalarına sebep olacaktır.
Edward De Bono'nun 1985'te yayınlanan kitabının adı olup zengin düşünme tekniklerinin doğrudan öğretimi konusunda tekniktir. Aslında burada açıklanan her şeyi bilmekteyiz ama bunları bir teknik olarak uygulamaktan kaçınmakta, ya da yanlış uygulamaktayız.
Altı şapkalı düşünme tekniğinin ana amacı:
- Düşünme sürecine odaklanıp geliştirmek,
- Yaratıcılığı cesaretlendirmek, paralel ve lateral düşünmek,
- İletişimi iyileştirmek,
- Karar verme sürecini hızlandırmak,
- Tartışmalardan kaçınmak.
Beyaz şapka (Boş sayfa): Görüşülen konu ile ilgili net bilgi ve raporlar ortaya konur(objektif). Beyaz; tarafsız ve objektiftir. Bu şapka objektif olgular ve rakamlarla ilgilidir. Beyaz şapkaca düşünmenin amacı pratik olmaktır.
Kırmızı şapka (Ateş): Duygusal şapkadır. Görüşülen konu ile ilgili olarak, kişilere hiçbir dayanağı olmadan, sezgi, fikir ve duygularını söyleme fırsatı verir (sübjektif). Kırmızı; öfke,
Siyah şapka (Yargıç cübbesi): Kötümser şapkadır. Eleştiri, olumsuz görüşler ile görüşülen konunun riskleri, gelecekte doğuracağı problemler ortaya çıkar (objektif). Bir şeyin niçin yapılmayacağını görür. Eleştirme şapkasıdır, ancak bir tartışmada taraf tutmak anlamına gelmez. Düşünme yöntemindeki hatalara işaret edebilir.
Sarı şapka (Güneş): İyimser şapkadır. O işin avantajları ortaya konulur. Övgü, olumlu görüşler söylenir (objektif). Sarı; güneş gibi aydınlık ve olumludur. Bu düşünüş, değerli ve yararlı olan şeyleri araştırır ve mantıklı destekler arar. Yapıcı ve üreticidir, somut teklifler ve öneriler ortaya çıkar.
Yeşil şapka (Bitki): Yenilikçi şapkadır. Konuyla ilgili alternatifler ve yeni yaklaşımlar araştırılır. 'her şey uyar' (spekülatif). Yeşil; bereket ve verimli büyüme demektir. Yaratıcılık ve yeni fikirlerle ilgilidir. Bu şapkayı takan yaratıcı düşünmenin kavramlarını kullanır.
Mavi şapka (Gökyüzü): Serinkanlı şapkadır. Düşünce sistematize edilir. "Büyük Resim," "İdareci şapka," "Meta şapka," "düşünmenin düşünülmesi", tüm sürecidir (gözden geçirme). Mavi; serinkanlılığı temsil eder ve her şeyin üstündeki göğün rengidir. Düşünme sürecinin düzenlenmesi ve kontrolü ile uğraşır, mavi şapka orkestra şefi gibidir.
Şapkalar işlevleriyle değil renkleriyle tanımlanır. Bunun iyi bir gerekçesi vardır. Eğer bir kişiden bir konu hakkındaki duygusal tepkilerini ortaya koymasını isterseniz, ondan dürüst bir cevap almanız hemen hemen olanaksızdır. Çünkü insanlar duygusal olmanın yanlış bir şey olduğunu düşünürler. Ancak kırmızı şapka terimi tarafsızdır. Birisinden bir süre için Siyah şapkasını çıkarmasını istemek, ondan bu kadar olumsuz olmayı bırakmasını istemekten daha kolaydır. Renklerin tarafsızlığı, şapkaların sıkıntı duymadan kullanılmalarını sağlar. Düşünme faaliyeti tasvip edilmeme ya da kınanma tehlikeleri olmayan kuralları tanımlanmış bir oyun haline gelir.
Örneğin, bir sorunun incelenmesi ve çözüm üretilmesine dair bir toplantı düzenlenecek olursa, böyle bir toplantıda, çözüm için, Altı Şapkalı Düşünme Tekniğinin kullanılması mümkündür. Önce sorun incelenir, sonra çözüm önerileri üretilir ve daha sonra eleştirel değerlendirmelerin sonucunda uygun çözüm seçilir.
Toplantı, herkesin, Mavi şapkanın toplantıyı nasıl idare edeceğini, nasıl hedef ve amaçlara ulaşılacağını duyuracağı beklentisi ile başlar.
Tartışma Kırmızı şapkanın sorunu çözümü ile ilgili fikir ve tepkileri toplama düşüncesi ile devam eder. Bu faz gerçek çözüm için kısıtların geliştirilmesi için de kullanılır.
Tartışma, fikirler ve muhtemel çözümler üretmesi için Yeşil şapkaya geçer.
Daha sonra tartışma, bilgi üretmeyi düşünen Beyaz şapka ile çözümleri eleştirmeyi düşünen Siyah şapka arasında gider gelir.
Herkes herhangi bir anda belli bir yaklaşıma odaklandığı için, grup, bir kişinin (Kırmızı şapka) duygusal tepki göstermesinden ya da başka bir kişinin (Beyaz şapka) objektif düşünmeye ve yine bir başka kişinin (Siyah şapka) yaklaşımlara eleştirel olmaya çalışmasından çok daha fazla işbirlikçi olacaktır.
Oturumlarda 4 – 12 arasında kişinin yer alması iyi olacaktır. Çok daha geniş katılım isteniyorsa, bu katılımcı miktarı ile çok sayıda grubun farklı çalışmalar yaparak bir araya getirilmesi düşünülmelidir. Örneğin, 70 kişiden fikir üretmesi bekleniyorsa 7-8’er kişiden oluşan,diyelim ki 10 grupla beyin fırtınası yapılabilir. Çıkan fikirler derlenerek gruplara bildirilmek suretiyle çalışma ilerletilebilir.
Beyin Fırtınasına tüm bireylerin etkin, üretken ve yaratıcı bir şekilde katılabilmesi için koyulmuş bazı kurallar mevcuttur. Bu kuralların uygulanması ve oturumun bu kurallar doğrultusunda gerçekleşmesini oturum yöneticisi sağlar. Burada amaç, eşitliğin sağlanması ve bireylerin motivasyonudur. Bu temel kurallar aşağıda sıralanmıştır:
Yaratıcı düşünmenin önündeki engellerin kaldırılması, beyin fırtınası oturumuna yeni bir vizyon katacaktır.
Beyin Fırtınası tekniğinden hedeflenen sonucu alabilmek için, fikirlerin özgürce beyan edildiği, fikirlerin tenkit edilmediği bir “özgür düşünme-paylaşma” ortamı yaratılmalıdır,
Katılımcıların düşüncelerini paylaşması sırasında kısıtlanmadığı, fikirlerinden dolayı tepki almayacağı, fikirlerinin kariyer gelişimlerini olumsuz etkilemeyeceği, herkesin eşit olduğu bir paylaşım ortamı yaratılmalıdır,
Beyin Fırtınası tekniğinin başarı ile uygulanması için, tekniğin tüm kurallarının çok iyi bir şekilde bilinmesi ve uygulanması gerekir. Aksi takdirde, beyin fırtınası uygulamasından bir sonuç elde edilemez ve bu tekniğe karşı bir güvensizlik oluşur,
Beyin Fırtınası toplantılarında, iyi sonuç alınamaması riski her zaman mevcuttur. Uygun teknik, yazılım ve kuralların uygulanması ile bu risk asgari seviyeye indirilebilir. Bu noktada oturum yöneticisinin izleyeceği yöntem ve katılımcıların özverili yaklaşımları oturumun kaderini belirleyecektir.
![]() |
| 2. Beyin Fırtınası |
Beyin fırtınası veya fikir fırtınası, yaratıcı düşünceyi destekleyen, takım çalışanlarını motive ederek kısa sürede çok fazla fikrin üretilmesine ve süreçlerin neden başarısız olduğuna dair çıkarımlar yapılabilmesine olanak sağlayan bir sürekli kalite geliştirme aracıdır. Bu kavram bir reklamcı olan Alex Osborn tarafından geliştirilmiştir.
Beyin fırtınası, tek başına veya bir grupla yapılabilir. Fikirlerin, akla gelir gelmez açığa çıkması istenir. Fikirler başta yargılanmaz ve eleştirilmez. Hiçbir fikir saçma olarak değerlendirilmez.Böylece kişinin tüm fikirlerini çekinmeden, aklına geldiği gibi sunması sağlanmaya çalışılır. Yargılama yapılmadığı için fikirlerin birbirini besleyeceği ve evrileceği varsayılır.
Bir konuya çözüm getirmek, karar vermek, hayal yoluyla düşünce ve fikir üretmek için kullanılan üretimci bir tekniktir.Beyin Fırtınası, birden fazla kişinin bir araya gelerek bir konuyla ilgili fikirlerini, sorunlarını tartışmaksızın açıklayarak, birbirleriyle fikir alışverişinde bulundukları, bireyin yaratıcı düşünme gücünü geliştiren bir öğretim tekniğidir.
Yetişkinler genellikle belli bir konuya ilişkin görüşlerini hata yapma kaygısıyla rahatlıkla açıklayamazlar. Fikirlerini kendi kendilerine çok fazla irdeledikleri için ya konuşmayı tercih ederler yada bilindik görüşler ortaya atarlar.
Düşünme boyutunda etkinliği artırmak, yaratıcı düşünme becerilerini geliştirmek ve bazı sorunlara yeni çözüm yolları bulmak için beyin fırtınası tekniği kullanılabilir.
BEYİN FIRTINASI NASIL UYGULANIR?
Oturumlarda 4 – 12 arasında kişinin yer alması iyi olacaktır. Çok daha geniş katılım isteniyorsa, bu katılımcı miktarı ile çok sayıda grubun farklı çalışmalar yaparak bir araya getirilmesi düşünülmelidir. Örneğin, 70 kişiden fikir üretmesi bekleniyorsa 7-8’er kişiden oluşan,diyelim ki 10 grupla beyin fırtınası yapılabilir. Çıkan fikirler derlenerek gruplara bildirilmek suretiyle çalışma ilerletilebilir.
Beyin Fırtınasına tüm bireylerin etkin, üretken ve yaratıcı bir şekilde katılabilmesi için koyulmuş bazı kurallar mevcuttur. Bu kuralların uygulanması ve oturumun bu kurallar doğrultusunda gerçekleşmesini oturum yöneticisi sağlar. Burada amaç, eşitliğin sağlanması ve bireylerin motivasyonudur. Bu temel kurallar aşağıda sıralanmıştır:- Yönetici oturuma geçmeden önce, katılımcıların ortama ısınmasını sağlamak amacıyla güncel bir sohbet konusu açar. Üyelerin motivasyonunun sağlanmasıyla birlikte oturuma geçilebilir.
- Öncelikle üzerinde beyin fırtınası yapılacak konu ortaya koyulur.
- Takım üyelerinin aktif katılımı sağlanır.
- Üretilen fikirler, paylaşım esnasında yorumlanmaz.
- Üyeler fikirlerini sırayla söylerler ve bu fikirler harfiyen not edilir.
- Üretilen fikirlerin tüm bireyler tarafından anlaşılması sağlanır; fikirler netleştirilir.
- Aynı mesajı veren fikirler birleştirilir ve tek bir “sonuç fikir” oluşturulur.
- Değerlendirme bütün üyelerin katılımıyla yapılabileceği gibi oluşturulacak bir değerlendirme ekibiyle de yapılabilir.
- Her üye ve her fikir eşit değere sahiptir.
- Belirli bir zaman sınırı olmalıdır.
- Üretilen fikirler gereksiz olarak nitelendirilmez. Fikirlerin oylama yoluyla eliminasyonuna gidilir.
- Çok sayıda fikir üretilmeye çalışılmalıdır. Bu aşamada öneri kalitesi değil, öneri miktarı önemlidir.
- Her birey, aklında kaç fikir olursa olsun sırası geldiğinde yalnız bir fikir önermelidir.
- Beyin Fırtınası bir turda herkes pas deyince biter.
- Beyin fırtınası oturumunda mutlaka bir sonuç elde edilme şartı aranmaz. Bu durumda sonuca ulaşmak için yeni bir seans tertip edilmesi gerekir.
BEYİN FIRTINASINDA KARŞILAŞILABİLECEK PROBLEMLER VE ÇÖZÜM YÖNTEMLERİ
Beyin Fırtınası tekniğinin temelinde “yaratıcı düşünmek” yer almaktadır. Oturumun başarılı olabilmesi için önce yaratıcı düşünmenin önündeki engeller kaldırılmalıdır. Bu engeller :
- Fazla hızlı değerlendirme
- Aptal gözükme korkusu,
- Muhafazakar davranma; yani kendisinden önceki yöneticiler tarafından oluşturulan davranış standardına uyma zorunluluğu hissi,
- Açıkça gözüken şeyleri sorgulamama,
- Kalıplar ya da tek bir geçerli sonuç bulma zorunluluğu hissi,
- İnsanların yapılarından kaynaklanan ve kendi kendilerine koydukları engeller.
Beyin Fırtınası tekniğinden hedeflenen sonucu alabilmek için, fikirlerin özgürce beyan edildiği, fikirlerin tenkit edilmediği bir “özgür düşünme-paylaşma” ortamı yaratılmalıdır,
Katılımcıların düşüncelerini paylaşması sırasında kısıtlanmadığı, fikirlerinden dolayı tepki almayacağı, fikirlerinin kariyer gelişimlerini olumsuz etkilemeyeceği, herkesin eşit olduğu bir paylaşım ortamı yaratılmalıdır,
Beyin Fırtınası tekniğinin başarı ile uygulanması için, tekniğin tüm kurallarının çok iyi bir şekilde bilinmesi ve uygulanması gerekir. Aksi takdirde, beyin fırtınası uygulamasından bir sonuç elde edilemez ve bu tekniğe karşı bir güvensizlik oluşur,
Beyin Fırtınası toplantılarında, iyi sonuç alınamaması riski her zaman mevcuttur. Uygun teknik, yazılım ve kuralların uygulanması ile bu risk asgari seviyeye indirilebilir. Bu noktada oturum yöneticisinin izleyeceği yöntem ve katılımcıların özverili yaklaşımları oturumun kaderini belirleyecektir.




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder